
Avrupa Birliği, potansiyel olarak patlayıcı ortamların varlığından kaynaklanan risk bağlamında, ATEX 2014/34/EU (aynı zamanda ATEX 114) ve ATEX 1999/92/EC (aynı zamanda ATEX 153) olarak bilinen iki sağlık ve güvenlik direktifini benimsemiştir.
ATEX 1999/92/EC Direktifi, potansiyel olarak patlayıcı atmosferlerin bulunduğu işyerlerinde sağlık ve güvenliğe ilişkin minimum gereklilikleri tanımlar ; özellikle patlayıcı bir atmosferin olduğu alanı bölgelere ayırır ve her bölge içinde kullanılacak ürünlerin seçilmesinde esas alınacak kriterleri belirtir.
ATEX Direktifi 2014/34/AB, İtalya’da 19 Mayıs 2016 tarih ve 85 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile uygulamaya konmuştur ve 20 Nisan 2016 tarihinden itibaren piyasaya sürülen ve/veya hizmete sunulan ürünler için geçerlidir.
20 Nisan 2016 tarihinden itibaren operatörlerin ekonomik sorumluluklarını (Atex 2014/34/AB Direktifi’nin 6, 7, 8 ve 9. maddeleri) ve ürün belgelendirme yöntemlerini (Atex 2014/34/AB Direktifi’nin 13. maddesi) tanımlar.
Atex Nedir?
ATEX”, “Atmosfer Patlayıcı” veya “Patlayıcı Atmosfer” anlamına gelir..
Patlayıcı atmosfer, belirli atmosferik koşullar altında, tutuşma ile yanmanın oluştuğu ve parladığı , toz halindeki gaz, buhar, sis veya yakıt halindeki yanıcı maddelerin hava (oksitleyici) ile karışımıdır.
Potansiyel olarak patlayıcı bir atmosferin oluşabilmesi için yanıcı ve/veya parlayıcı maddenin belirli bir konsantrasyonda bulunması gerekir; Konsantrasyon çok düşükse (zayıf karışım) veya çok yüksekse (zengin karışım), patlama oluşturma eğilimi çok azdır ancak bir yanma reaksiyonu veya hatta hiç reaksiyon oluşmayabilir.
Bu nedenle patlama yalnızca bir ateşleme kaynağının varlığında ve konsantrasyonun maddenin kütle veya hacmi açısından minimum limit (LFL) ve maksimum limit (UFL) arasındaki patlayıcılık aralığında olması durumunda meydana gelebilir. Patlayıcılık sınırları ortam basıncına ve atmosferde bulunan oksitleyici madde yüzdesine bağlıdır.
